Normal (vajinal) doğum, üç evrede ilerleyen ve her kişide farklı seyreden bir süreçtir. Bu yazıda evreleri, süreyi ve doğum sırasında sizi neyin beklediğini sakin bir dille bulacaksınız.
Normal doğum, bebeğin doğum yolundan geçerek dünyaya gelmesidir. Her doğum biraz farklı ilerler; bu yüzden başkalarının hikâyeleri size yol gösterebilir ama bir ölçü olmak zorunda değildir. Burada genel çerçeveyi bulacaksınız.
Doğum eylemi neden başlar?
Doğumun tam olarak neyle tetiklendiği hâlâ tam bilinmiyor. Bebeğin olgunlaşması, hormon değişimleri ve rahmin kasılmaya hazırlanması birlikte rol oynuyor. Çoğu kişide doğum, 37. ile 42. haftalar arasında kendiliğinden başlar.
Birinci evre: açılma
Bu, en uzun evredir. Rahim ağzı (serviks) önce incelir, sonra yaklaşık 10 santimetreye kadar açılır. İki aşamada düşünülebilir:
- Erken dönem: Kasılmalar hafiftir, aralıklıdır ve giderek düzenlenir. Çoğu kişi bu dönemi evde geçirir. Yürümek, duş almak, hafif bir şeyler yemek ve dinlenmek iyi gelebilir.
- Aktif dönem: Kasılmalar daha sık, uzun ve güçlü olur. Rahim ağzı daha hızlı açılır. Çoğu kişi bu aşamada konsantre olmak, sessizleşmek ya da destek istemek ister.
İlk doğumda bu evre genellikle saatler sürer. Daha önce doğum yapanlarda çoğunlukla daha kısadır. Ama bu bir kural değil, genel bir eğilimdir.
İkinci evre: bebeğin doğumu
Rahim ağzı tam açıldığında itme dönemi başlar. Kasılmalarla birlikte itme isteği hissedebilirsiniz. Bu evrede ebe ya da hekim, size pozisyon ve nefes konusunda yol gösterir. Yan yatmak, çömelmek, dört ayak ya da yarı oturur pozisyon gibi seçenekler konuşulabilir.
Bebeğin başı göründüğünde ekip genellikle yavaş ve kontrollü itmeyi önerir. Bebek doğduktan sonra çoğunlukla hemen göğsünüze yatırılır; ten tenine temas hem sizi hem bebeği sakinleştirir.
Üçüncü evre: plasentanın çıkışı
Bebekten sonra rahim kasılmaya devam eder ve plasenta ayrılıp çıkar. Bu evre genellikle kısadır. Ekip, kanamayı ve rahmin kasılmasını izler. Bazen tıbbi bir yöntemle bu evrenin yönetilmesi önerilebilir; nedenini ekibinize sorabilirsiniz.
Doğum sırasında neler olabilir?
Her doğumda her müdahale gerekmez, ama bazıları ihtiyaca göre gündeme gelebilir:
- Bebeğin kalp atışının aralıklı ya da sürekli izlenmesi
- Ağrıyla başa çıkmak için destek yöntemleri ya da epidural (ayrı bir yazıda anlatılıyor)
- Gerektiğinde serum ya da kasılmaları destekleyen yöntemler
- Bazı durumlarda epizyotomi ya da yırtık onarımı
Bunların hangisinin neden önerildiğini sormak hakkınızdır. Ekibinizin gerekçelerini dinleyip kararları birlikte vermek, doğuma güveni artırır.
Doğum sonrası ilk saatler
Bebek doğduktan sonra ekip sizi ve bebeği izlemeye devam eder. Ten tenine temas sırasında bebek çoğu zaman kendiliğinden emmeye yönelir; isterseniz ilk emzirme için destek isteyebilirsiniz. Yırtık ya da epizyotomi varsa dikiş atılır. Sonraki günlerde kanamanın zamanla azalması, rahmin küçülürken kramplar hissetmeniz ve yorgunluk olağandır. Kendinize ve bebeğinize zaman tanıyın.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden hastanenizle iletişime geçin:
- Düzenli ve giderek sıklaşan kasılmalar başladığında (hastaneye ne zaman gidileceği için bir sonraki yazıya bakabilirsiniz)
- Su gelmesi olduğunda, özellikle sıvı yeşil, kahverengi ya da kanlıysa
- Kanama olduğunda
- Bebeğin hareketlerinde belirgin azalma fark ettiğinizde
- Şiddetli, sürekli ve geçmeyen karın ağrısında
-
- haftadan önce düzenli kasılmalar başladığında
Bayılma, nefes almakta güçlük ya da çok şiddetli kanama gibi acil durumlarda 112'yi arayın.
Neler yapabilirsiniz?
- Doğuma yakın dönemde hastane çantanızı hazırlayın; uygulamadaki hastane çantası listesi size yardımcı olabilir.
- Doğum eğitimine ya da hastanenin tanıtım turuna katılın.
- Nefes ve gevşeme egzersizlerini önceden deneyin.
- Eşinizle ya da destekçinizle neye ihtiyaç duyduğunuzu konuşun.
- Tercihlerinizi doğum planında toplayın, ama esnek kalın.
Doğum şekli ne olursa olsun, önemli olan sizin ve bebeğinizin sağlığıdır. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel durumunuz için hekiminizin ve ebenizin önerisi esastır.
Kaynaklar
Bu sitedeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, teşhis ya da tedavi yerine geçmez. Sağlık kararlarınızda hekiminize veya ebenize danışın. Acil durumda 112’yi arayın.
İlgili yazılar
Doğum eyleminde ne yenir, ne içilir? Erken evrede beslenme
Doğum eylemi uzun sürebilir ve enerjiye ihtiyaç vardır. Erken evrede yeme-içme konusunda genel yaklaşımı, hastane uygulamalarının neden farklılaşabild…
Doğum günü çıkış planı: kimi arar, nasıl gidersiniz?
Kasılmalar başladığında telaşa kapılmamak için önceden yol, ulaşım ve kişi planı yapmak çok işe yarar. Bu yazıda büyük çocuk ve evcil hayvan bakımında…
Epidural hakkında yanlış bilinenler: mitler ve gerçekler
Epidural çevrede en çok konuşulan, en çok yanlış anlaşılan konulardan biridir. Bel ağrısı, bebeğe etki, emzirme ve doğumun uzaması gibi yaygın mitleri…